said ~ صعید
Mükemmel Osmanlı Lugatı - said ~ صعید maddesi. Sayfa: 484 - Sira: 10

Mükemmel Osmanlı Lugatı - Ali Nazima ve Faik Reşad Sözlüğü; said maddesi. osmanlıcada said ne demek, said anlamı manası, said osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte said hakkında bilgi. Arapça said ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada said anlamı
Mükemmel Osmanlı Lugatı - صعید said ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
said ~ صعید güncel sözlüklerde anlamı:
SAiD ::: (Sa'd. dan) Saadetli. Allah (C.C.) kendisini sevmiş. O'nun rızasına ermiş olan. Ahireti için çalışan kimse. Mes'ud. Mübarek. Bahtiyar.
SAiD ::: (Suud. dan fâil) Yukarı çıkan, yükselen, kalkan.
SAiD ::: Kolun, bilek ile dirseği arasındaki kısmı. Mirfak.
SAiD ::: Yukarıdaki temiz toprak, pislikten uzak pâk toprak. Yeryüzü. * Yol, tarik. * Mezar, kabir. * Yüksek. * Yukarı çıkan.
saîd ::: (a. s.) : 1) mutlu, uğurlu, (bkz : ferhunde, mes'ûd, mübarek). 2) âhiretini hazırlamış [kimse] . 3) i. erkek adı.
sâid ::: (a. s. suûd'dan) : yukarı çıkan, yükselen, kalkan, kalkıcı.
saîd ::: (a. s. suûd'dan) : 1) yüksek 2) yukarı çıkan.
sâid ::: (a. i. c. : sevâid) : kolun dirsekle bilek arasındaki kısmı, (bkz. : mirfak). sâid-i billur : bembeyaz kol. sâid-i sîmîn : gümüş gibi kol.
Said :::
- bak. say.
saîd ::: saadete ermiş , mutlu , mesut , saadetli
sâid ::: kol , bilek ile dirsek arası
sâid ::: kol
sâid ::: bilek ile dirsek arası
saîd ::: (a. s.) 1) mutlu, uğurlu, (bkz : ferhunde, mes'ûd, mübarek). 2) âhiretini hazırlamış [kimse] . 3) i. erkek adı.
sâid ::: (a. s. suûd'dan) yukarı çıkan, yükselen, kalkan, kalkıcı.
saîd ::: (a. s. suûd'dan) 1) yüksek 2) yukarı çıkan.
sâid ::: (a. i. c. : sevâid) kolun dirsekle bilek arasındaki kısmı, (bkz. : mirfak). sâid-i billur : bembeyaz kol. sâid-i sîmîn : gümüş gibi kol.
SAİD :::