hassas ~ حساس
Mükemmel Osmanlı Lugatı - hassas ~ حساس maddesi. Sayfa: 322 - Sira: 18


Mükemmel Osmanlı Lugatı - Ali Nazima ve Faik Reşad Sözlüğü; hassas maddesi. osmanlıcada hassas ne demek, hassas anlamı manası, hassas osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte hassas hakkında bilgi. Arapça hassas ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada hassas anlamı
Mükemmel Osmanlı Lugatı - حساس hassas ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
hassas ~ حساس güncel sözlüklerde anlamı:
HASSAS ::: Duygulu, içli. * Alıngan. Çok ve çabuk hisseden. Hissi galib olan kimse.
hassas ::: (a. s. hiss'den.) : çok hisseden, pek çabuk ve kolay müteessir olan, alıngan, hisli, duygulu : Hassas bir kalb. Hassas terâzi : en ufak bir farkı gösteren [terazi].
hassâs ::: duyarlı.
Hassas :::
- Duyum ve duyguları algılayan
- Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan
Örnek: İri yarı bir adam olmakla beraber pek hassastı. A. Gündüz - Çabuk etkilenen
Örnek: Düşmanın en hassas ve mühim noktası orası idi. Atatürk - Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan (alet).
hassas ::: duygulu , hassas
hassâs ::: duyarlı
hassas ::: duygulu
hassas ::: hassas
hassas ::: (a. s. hiss'den.) çok hisseden, pek çabuk ve kolay müteessir olan, alıngan, hisli, duygulu : Hassas bir kalb. Hassas terâzi : en ufak bir farkı gösteren [terazi].
hassas ::: alıngan, duyarlı, duygulu
HASSAS :::