Çağdaş Sözlük

arıza ~ عارضه

Mükemmel Osmanlı Lugatı - arıza ~ عارضه maddesi. Sayfa: 505 - Sira: 10

Mükemmel Osmanlı Lugatı - Ali Nazima ve Faik Reşad Sözlüğü; arıza maddesi. osmanlıcada arıza ne demek, arıza anlamı manası, arıza osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte arıza hakkında bilgi. Arapça arıza ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada arıza anlamı

Mükemmel Osmanlı Lugatı - عارضه arıza ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

arıza ~ عارضه güncel sözlüklerde anlamı:

aRIZA ::: So adan olan, noksanlık. * İsabet eden belâ ve keder. * Bozulma. * Gelip geçici. * Hariçten gelen te'sirle olan. * Bir şeyin olmasına veya görülmesine mâni olan birşey.

ârıza ::: (a. i. c. : ârızât ve avarız) : 1) aksama. 2) engebe.

ârıza ::: aksama, aksaklık, engebe.

Arıza :::


  1. Aksama, aksaklık, bozulma.

  2. Engebe.

  3. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekâr işaretlerinin ortak adı.

ârıza ::: aksama

ârıza ::: (a. i. c. : ârızât ve avarız) 1) aksama. 2) engebe.

arıza ::: bozukluk

arıza ::: engebe, kusur

arıza ::: engebe, kusur

arıza ::: engebe, kusur

ÂRIZA :::

Sonradan olan, noksanlık. * İsabet eden belâ ve keder. * Bozulma. * Gelip geçici. * Hariçten gelen te'sirle olan. * Bir şeyin olmasına veya görülmesine mâni olan birşey