sine ~ سینه
Mükemmel Osmanlı Lugatı - sine ~ سینه maddesi. Sayfa: 457 - Sira: 18

Mükemmel Osmanlı Lugatı - Ali Nazima ve Faik Reşad Sözlüğü; sine maddesi. osmanlıcada sine ne demek, sine anlamı manası, sine osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte sine hakkında bilgi. Arapça sine ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada sine anlamı
Mükemmel Osmanlı Lugatı - سینه sine ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
sine ~ سینه güncel sözlüklerde anlamı:
SiNE ::: Uyuklama, uykuya dalma başlangıcı. Uyku ile uyanıklık arası. (O anda insan, sesi duyduğu halde anlamaz.)
SiNE ::: An. Bir lahzacık. * İki ağızlı balta.
SiNE ::: f. Göğüs. Sadır. Kalb.
sine ::: (a. i. c. : sinevât) : uyuklama, uyku bastırma, ımızganma, (bkz. : na's, na'se).
sîne ::: (f. i.) : 1) göğüs. 2) yürek (kaib).
sîne-i billur ::: çok beyaz göğüs.
sîne-i pür hırs ::: hırs do|u göğüs, yürek.
sîne-i pür-kine ::: kin ile dolu yürek.
sîne-i sâf ::: temiz göğüs.
sîne-i sîmîn ::: gümüş gibi beyaz olan göğüs.
sîne-i ter ::: taze göğüs.
Sine :::
- Göğüs.
- Gönül, yürek
Örnek: Elif kaşlarını çatar / Gamzesi sineme batar. Karacaoğlan - Bağır, iç
Örnek: Hangi semtin eczanesi bu kadar değerli insanı sinesinde toplayabilmiştir? H. Taner - İç, derinlik.
- Gönül, yürek.
sîne ::: göğüs , yürek
sine ::: uyuklama
sîne ::: göğüs
sîne ::: yürek
sine ::: uyuklama
sine ::: (a. i. c. : sinevât) uyuklama, uyku bastırma, ımızganma, (bkz. : na's, na'se).
sine ::: bağır, göğüs, gönül, iç, sadır, yürek
SİNE :::